Hildesheim ve çevresi İslam cemiyeti
Leunis str.31
31137 Hildesheim

السلام عليكم ورحمة الله وبركاته
بسم الله الرحمن الرحيم

                                                                                                                                                                                               25.05.2011
Sayın cemiyet başkanı ve idare heyeti!
                                             İKAZ VE İZAH
Bir kaç satır, bu başlık altında, ikinci kez bu mektubu sizlere yazmayı munasip gördüm. Her ne kadar verdiğiniz çıkışa gereken cevap yazdımsada, belki anlaşılmamıştır diye, dahada açık bir ifade ile, verdiğiniz çıkışı kabul etmediğimi tekrar ifade ediyor ve altını kalın çizgilerle çizerek diyorumki, verdiğiniz çıkış meşru değildir. Hem dinen ve hemde mer’i kanunlara göre.... geçersizdir. Neden ve niçin çıkış verdiniz? Bir kere sebeb olarak ileri sürdüğünüz konunun mahiyetini birinci itirazi mektubumda beyan etmiştim. İsterseniz bir kere daha okuyunuz.
İkinci olarak soruyorum: Suçum nedir?
01-Yüz kızartıcı bir suçmu işledim?
02-Davaya ihanetmi ettim? (Eğer dava diye bir şeyiniz var idi ise ve böyle bir şeye nigehban idi iseniz?)
03-Bir imamın asgarı olarak yapması gereken şeyleri otuz senedir yaparken, herkesin yeteneği ve gücü ne ise onu yapmakla mukelleftir. Biz de bunları yapmadıkmı?
04-Dün eski idare heyetinin verdikleri peş peşe iki çıkışta, bugün ileri sürdüğünüz sebepler nedeni ile, o idarecilere karşı yanımda idiniz, dostum idiniz, ben haklıydım, benim tercümanlığımı sizler yapmıyor- muydunuz, yanımda yer alan sizler değilmiydiniz? Bugün değişen ne oldu? Yine aynı şeylerle ve hakaretlerle yapmak istediğiniz nedir?
05-Başkan olmak ve idareci olmak demek, imam ve hocanın üzerinde bir mertebeye sahip olmak ve tahakküm etmek demekmidir? Elinize mühürü geçirince kendimizi sultanmı zannettiniz?
06-Cemiyetimiz islam cemiyeti değilmidir? Burada daha ziyade islami kurallara göre hizmet yapmak gerekmezmiydi?Hangi uygulamanız ve hangi hareketiniz islami söyliyebilirmisiniz?
07-İlme ve ilim ehline hürmet islam cemiyetlerinde daha elzem değil- miydi? Bu yazıyı yazarken 23.05.2011 tarihli Zaman gazetesinde bir kitapta yazılandan alıntıda şöyle yazıyordu: ‘
İmamına saygı duymuyan cemaatlerin tesbih taneleri gibi dağılması kaçınılmazdır.’ İşte bu bir hakikat ve realitedir.Bugün cemaatın durumu ortadadır. Beni suçlayamazsınız ve buna hakkınız da yoktur. Çünkü 1987 tarihindeki idarecilerde sizin gib tavırlar içine girdiler ve beni suçladılar. Sonuç ne oldu? Hepinizin malumu, izaha gerek yoktur. Her şeye rağmen bana muhtaç oldular. Zahirende olsa özür dilediler. Bende tarafsız kalarak sizlere teslim edinceye kadar devam ettirdim.
08-1987 öncesi ve 1991 sonrası sağlığım yerindeyken 30-40 çocuğa ders veriyordum ve kaç defa hatim cemiyetleri tertip ettik. O anları tesbit eden vıdeolar elimizdedir, isbati mümkündür. Hatta Lamspringede ki çocuklarımızada Kur’an ve dini bilgileri okutmak için 3-4 sene oraya gittim-geldim ve orada da hatim merasimleri tertip ettik.
09-Gençlik çalışmalarına gelince, elimde o günki gençlerin isim listesi hala duruyor. 50 ye yakın gençlerle onbeş günde bir ders yaptık. Ders dosyaları hala evlerinizde mevcuttur.
10-Ben burada imam ve muezzin yetiştirme için açılan bir okula gelmedim. İkide bir bunu gündeme getiriyor ve tehdit mektupları ya-zıyorlar. Ama şu anda eğitim için etrafında topladığın insanlar kimin talebesi ve onların her biri muezzinlik yapmıyormu? Hatta bazılarına ekistira haftalık ders programı olarak devam ettiğimiz çalışmalarda hutbe okuyacak kadar eğitim vermedikmi? Eğer bugün onlar yapmıyorsa suç kimin?
11-Şimdi ise, eğitim için sizinle beraber olduğumuzu, yapılan çalı
şmanın takdire şayan olduğunu defalarca gündeme getirip ifade etmedikmi? Ama ne yazıkki, bizi ve başta bendenizi karşı imiş gibi, bazı cemaata empoze etmeye çalıştınız ve halada ayni propagandaya (ilerisini- gerisini düşünmeden) devam ediyorsunuz.
12-İslamı bilmiyorsunuz, anlatıyoruz kulak tıkıyorsunuz. Kur’anı Kerimi ayet ayet ders yapıyoruz iştirak etmiyorsunuz, faraza bir kaç defa katıltsanız sohbet adabına riayet etmiyor, içeri-dışarı girip çıkıyorsunuz. İslama hizmet ederken ne gibi şeylerden istifade edebiliriz, dinin cevaz verdiği yöntemler varmıdır ve nelerdir haberiniz yok? Cami ve cemiyetimizde yapmış olduğumuz bazı uygulamalardan dolayı, geçmiş idarecileri sahtekarlıkla suçluyorsunuz! Biz bunları yaparken işkembe-i kübradan yapmadık.Şer’i bir dayanağımız var. İmam Suyutinin El- Havi lil-Fetava kitabına bakabilirsiniz.
13-Unutmadan şunuda hemen tesbit edelim: Defalarca insanların kalbini kırmayın, ayrımcılık yapmayın, ötekileştirmeyin diye ikaz ettik ama, maalesef sizler bildiğinizi okumaya devam ettiniz ve hakaretlere devam ettiniz. Büyük imamlardan merhum Eşşeyh Üseymin (ra) diyorki: İmam ve hocalara hakaret , şeriate-dine  hakarettir....
Şimdi aşağıya sıralıyacağım sözler sizlere ve çevrenizdeki bazı kişilere aittir.Allah şahittir, zaman ve mekan şahittir, hatta bazı kişilerde şahittir. İşte incileriniz:
a-Ben hoca filan dinlemem ve kimseden korkmam.
b-Ben başkaları gibi, senin kuklan ol
mayacağım.
c-Toplanan çöpleri at ki, aldığın para helal olsun.
ç-Posta kutusunun anahtarını cebinde taşımıyacaksın, bu dolaba koyacaksın. Özel eşyalarını topla evine götür.
d-Eski başkanlardan birinin yanında, bu hocayı başımıza bela olarak bıraktınız, dediniz.
e-Gerçek hoca olsaydınız, ceketimi ilikler saygı duruşunda dururdum, hezeyanında bulundunuz. Hemde umumi toplantıda, milletin gözleri önünde......
f-İsteklerini bir mektup yazarak dile getiren ve imza toplayan insan- lardan haberim olmamasına rağmen, beni suçladınız ve olay çıkaranların ve anarsistlerin başının benim olduğumu utanmadan top-lantıda ilan ettiniz.
g-Kızarak ve sert bir şekilde ve saygısızca masama çat diyerek, yüzüme çarbarcasına önüme koydunuz.
i-Tartışma konusu tüzük....benimle alakası olmamasına rağmen çıkan tartışma ve olaylar üzerine, yazık sana, yazık sana diyerek aleni haka-reret ettiniz.
ı-Hele üç kere peşpeşe yüzüme tükürdünüz. Bende sizlere teşekkür etmekle yetindim.
j-Hele seni bu camiden attıracağım.Sen bu camiden gideceksin.Eğer seni bu camiden attırmasam sakallarımı kazıyacağım dediniz.
k-Senelerce beraber çalıştığımız kişi tarafından, yakında, merak etme kapı dışarı edileceksin diyerek göz dağı verdiniz.
l-Aynı kişi tarafından, burada oturma, camiden çık ve evine git dediler. Çünkü cemaat senin yüzünden birbirine girecek diye tehdit ettiler.
m-En son olarakta ziyarete gelen bir misafire, efendim benim hakkım da katlı vacip diye fetva vermiş hoca diye iftira etmekten çekinmediniz…
14-Bir kere, otuz senelik görev zamanında kimin hakkında fetva verdim şu ana kadar? Hem ben fetva makamımıyım? Hani nerde islam devleti? Hangi mahkeme uygulayacak bu fetvayı? Böyle bir iftirayı yapmakla ne amaç güdüyorsunuz? Kimlere sinyal göndermek istiyorsunuz? Kendini hangi makamın ve rutbenin sahibi olduğunuzu sanıyorsunuzki, aklı dengesi yerinde olan bir hoca böyle bir haltı işlesin. Eeeee....insaf yahü!!! Bu kadari da olmaz, diyesi geliyorsun insanın.
15-Adamın birinin kendisine hizmet eden bir eşeği varmış. İhtiyarla- mış, iş göremez olmuş. Çocuklarını toplamış demiş ki, ne yapalım? Onlarda demişlerki: Dağa salalım, bırakalım, orada karnını doyursun, sonra kurtlar yer ...Babaları demişki: Olmaz oğullarım. Bu bize on sene hizmet etti, bundan sonrada biz ona hizmet edeceğiz. Şimdi bu temsili olaydan ders alalım. Bizim bu hayvancağız kadar değerimiz bile yokmuş. Bunca hakaretler ve sonrada kapı dışarı....Size yakışan da bu olabilirdi ancak.
16-Benim hiç hatalarım yokmuydu? Tabiiki vardı. Fakat böyle bir cezayı gerektirecek kadarda değil...Örneğin: Camiyi vakit namazlarında bazen geç açmak, son zamanlarda çocuklara hastalığımdan dolayı ders vereme- me gibi şeyler...Haftalık izni olmayan, senelik izni ise, çok nadir kullanan biri olarak, zavallı ve başkan efendinin bir imzası ile kapı dışarı edilen insanın kurulan  ıdamlık sehpası ortada….

17-Başka ne var? Kapıdan mihraba kadar senelerdir camiyi temizleyen kimdi? Özellikle caminin herşeyini yapan ve idare eden kimdi? Caminin birinci ve ikinci alımında ve tamiratında ve gereken meblağın toplanmasındaki kollektif çalışmaları gündeme getirmiyorum...Çünkü onları en iyi bilen Allah biliyor ve görüyor.
18-Öyle bir pozisyona girdinizki, sanki, caminin ve cemiyetin gerçek sahipleri siz, biz ise, övey evlad muamelesi gördük ve görmeye devam ediyoruz. Neden hep hocaya kapı gösteriliyor? Neden bıraz kendimize dönüp bakmıyoruz?
19-Bir kere sizler dinin öğretilerinin yanından geçmiyarsunuz. Eğer uysaydınız, kendi iradenizle ayrılıp bir başkasına devrederdiniz. Ama olmadı. Hiç olmazsa üyelerin ve cemaatın demokratık isteklerine kulak verin. Cemaatı germeye sebep olacak uygulama ve söylemlerden kaçının.
20-Bu son satırları yazarken, bu yazıyı keşke yazmasaydım, dedim kendi kendime. Ama bir kere yazmış oldum. Şimdi ise sizlere gönderdim. Sebebi ise, belki yararlı olur ümidi ile....Ayrıca bu yazılarım ve tesbitlerim tarihe bir nottur. Gelecek nesillere ibret olur, başka hoca efendilere ve imam efendilere ders olur diye, yazdım...
21-Aslında bir çok konuda ilmi ve dini açıklamalarda da bulunmak isterdim. Fakat Nuh(as) ve Yunus(as) isimli peygamberlerin hayatlarını gözden geçirince, yazmaya gerek duymadım…….
22-Benim niyetim, yapmış olduğum Kur’an tefsirinin kalan Hac su-resinin yarısını da ikmal edip, bir dua ve veda toplantısı yapmaktı....
Ama bir çuval inciri ..... Bundan sonra yapılsa neye yarar? Çünkü kalbler kırıldı, gönüller incindi, otuz senelik kardeşlik çöpe atıldı...
23-Kimlerin arkasında namaz kılınır, bunun temel ilkeleri nelerdir, İslamda alimlerin- hocaların konumu nedir, kaynakları ile ortaya koy-mak isterdim....ama neye yararki....ben herkesin arkasında namaz kıla-rım diyenlere karşı boşuna kürek çekmek olmazmı ?.
24-Bakın ve iyi anlamaya çalışın! Dünyada sade bir Z.... Hoca yok. Hoca efendiler çok...fakat bir hakikat var: Onu anlayamadınız. Merak etmeyin, herkes gibi bende faniyim... bana yapılanlardan sonra, otuz sene görev yaptığım caminin içinde namaz kılmaktan ve kıldırmaktan zevk alamaz hale geldim. Bir dakika dahi kalmak istemiyorum. Fakat üyelerin ve cemaatımın istekleri gereği istemiye istemiye camiye geliyor ve namaz kıldırıyorum. Ama hala bu gerçeği göremediniz.
25-Allahım! bizleri razi olduğu kularından eyle!.Allahım! ahirette yüzü-müzü kara çıkarma!. İ...... oğlu Z.... olarak hepinize, sevene ve sevmiyene, hakaret edene ve saygı duyana hakkımı helal ediyorum. Fakat, bir hoca olarak, hocalığıma hakaret eden bazı şahislara hakkımı helal etmiyorum.
Ve onları Allaha havale ediyorum.
Hakka tabi olanlara selam olsun.

 

Ayasofya camii İmam- Hatibi
Leunis str.31  31137 Hildesheim

Not: 22.05.2011 tarihli ultimatonunuzu aldım. Size yakışan ifade,iftira, tehdit ve hilaf-ı hakikat dolu almanca yazdığınız bu yazıdaki her şeyinizi red ediyor ve kabul etmiyorum. Gerek duyarsam, her kelimesine cevap mahiyetinde, ileride bir mektupta yazabilirim. Ama şu an için gerek duymuyorum. Sadece şunu ifade edeyim: Yazdığınız bu iki sahifelik iftiranamenizin ahirette hesabını nasıl vereceğinizi, sizlere hatırlatıyorum!!!...           26.05.2011