Bu makale 1925 kez okundu.

MUHARREM AYI VE OLAYLARI

Hicri takvime göre yılın birinci ayı olan Muharrem Arapça bir kelime- dir. Kelime kökü olarak 'haram'dan türemiş bir kelimedir. Sözcük karşı- lığı ise; haram olan, yasaklanan anlamına gelmektedir. Araplar İslam öncesi dönemde (cahiliye döneminde) dahi, kabile yaşantısının bencillik- lerinden kaçınarak, Arabi ilk ay olan "muharrem" ayında birbirlerine savaş açmak gibi "yasaklanan" fiillerden kaçınır ve uzaklaşırlarmış.

Aşura Günü ise Muharrem ayının onuncu günüdür. İslam inancında bu günde birçok önemli olay meydana geldiğine inanılır ve bu güne kıymet atfedilir. Aşura'nın Arapça'da 10 manasına gelen 'aşara' kelimesinden türemiştir. Sözcüğün Sâmi diller arasında ortak olduğu düşünülmektedir. Aşura, Musevilik inancında da Büyük Kefaret Gün olarak kullanılmıştır.

AŞURA GÜNÜ'NDE NELER OLDU?

1-Hz. Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 kişi hicri 61'de Muharrem'in onuncu gününde (10 Ekim, 680) Kerbelâ'da Yezid'in ordusunca katledilmiştir,

2- Hz. Âdem'in işlediği günâhtan sonra tövbesinin kabul edilmesi,

3- Hz. İdris'in diri olarak göğe yükseltilmesi,

4- Hz. Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması,

5- Hz. İbrahim'in ateşte yanmaması,

6- Hz. Yakup'un oğlu Yusuf'a kavuşması,

7- Hz. Eyyub’un hastalıklarının iyileşmesi,

8- Hz. Musa’nın Kızıldeniz'den geçip İsrailoğulları'nı firavun'dan kurtar ması,

9- Hz. Yunus’un balığın karnından çıkması,

10- Hz. İsa'nın doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesi.

Bu olaylar saygın hadis kitaplarının hemen hepsinde geçmektedir. Musevilerin de bu günü oruçla geçirdikleri, İslam peygamberi Muhammed(sav) bin Abdullah’ın bu günde oruç tutmayı tavsiye ettiği, Yahudilere benzememek açısından orucun Aşure günü ile bir gün öncesi veya bir gün sonrası ilâve edilerek tutulması gerektir.

AŞURE veya AŞURA

Aşure, Kamerî ayların ilki olan Muharrem`in onuncu gününe verilen bir isimdir. Aşûre günü adını alan bu günde oruç tutulurdu. Aşûre orucu denen bu oruç, İslâm`dan önce Araplar`ca bilinirdi. Aşûre kelimesinin İbrânice aşûr`dan geldiği ve o günde Araplar`ın oruç tuttuğu dikkate alınırsa, kelimenin bütün Sâmî diller arasında ortak bir kelime olduğu anlaşılır. (Buhârî, Savm, 1; Umdetü`l-Kârî fi Şerhi Sahîhi`l-Buhârî, V, 351) Bu kelime Yahudîler`de büyük keffâret günü için kullanılmıştır. (Tevrat, Levililer, 16, 29 vd.) Hz. Peygamber Medîne`ye geldiği zaman Yahudiler`in Aşûre günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Cevap olarak şöyle dediler: "Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrailoğulları`nı Firavun`un zulmünden bugün kurtarmıştır. Musa (a.s.) Allah`a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de tutarız dediler. Hz. Peygamber; "Biz Musa`nın sünnetine sizden daha yakınız, dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu. " (Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarih, VI, 308, 309) Hz. Âişe`den nakledilen şu hadiste, Allah Resulu`nun Mekke döneminde de aşûre orucu tuttuğu anlaşılır. "Cahiliye devrinde Kureyş, Aşûre gününde oruç tutardı. Hicretten önce Hz. Peygamber de aşûre orucu tutardı. Medine`ye hicret ettikten sonra bu oruca devam etti. Ashabına da tutmalarını emretti. Ertesi yıl, Ramazan orucu farz kılınınca, aşûre günü orucunu bıraktı, isteyen bu orucu tuttu, dileyen de bıraktı" (Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarîh, VI, 307, 308).

İslâm bilginleri aşûre orucunun vacip değil, sünnet olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Yalnız İslâm`ın başlangıcındaki hükmü konusunda, Ebû Hanîfe vacip derken, İmam Şâfiî müekked bir sünnet olduğunu söylemiştir. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra, bu oruç müstehap olmuştur. Ayrıca Yahudiler`e benzememek için Muharrem`in 9, 10 ve 11`nci günlerinde oruç tutmak güzel görülmüştür. Bugün bütün sünnî müslümanlarda Muharrem`in 10`u oruç günü kabul edilirken, bazı tarihi sebeplerden dolayı da mukaddes sayılır. O olayları yukarıda maddeler halinde zikrettik.

Muderrisim Hoca…. www.muderrisim.com

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile